M. Birol ÖZSÜMER
“MODA GEÇİCİ STİL KALICIDIR”
27 Haziran 2020 Cumartesi 15:47:49

“MODA GEÇİCİ STİL KALICIDIR”

Yukarıda başlık olarak kullandığım özdeyiş bana ait değil, ünlü Fransız kadın modacı Coco Chanel’e ait ,hani o ismiyle anılan eteklerin tasarımcısı ve Chanel parfümlerinin isim sahibi.

Bir moda terimi ama bizim sosyolojimize de çok uygun olduğunu düşünüyorum.

Şöyle:

Ak Parti iktidarının ilk yıllarında  Yerel Yönetimlerin güçlendirilmesi şeklinde bir akım vardı. Bu görüş  ne zaman ülke siyasetinde gündeme gelse “stil sahibi” hakim çevreler bunu geçiştirmekle ve bunun bir” moda” olduğunu  ve bizim kendine özgü durumlarımızın olduğunu  söylemekle  kendilerini sorumlu addederler.

Ben de bizi diğer ülkelerden ayıran  bu durumun ne olduğunu yıllardır merak eder dururum.

İşte o yıllar Başb.Müst. Prof. Dr. Ömer Dinçer  kendi  imzasını taşıyan cumhuriyet tarihinin en köklü yerel yönetim reformu kanun tasarısını hazırladı. Tasarı :“merkezî idare ile mahallî idarelerin görev, yetki ve sorumluluklarının çağdaş kamu yönetimi ilke ve uygulamaları çerçevesinde belirlenmesi” ni amaçlıyordu..

Merkezi idare-mahalli idare demenin bile bölücülük zannedildiği bugünlerde bunu anlamak kolay değil.

Ama reformla Adalet, Milli Savunma, İçişleri, Maliye, Milli Eğitim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları dışında bakanlıkların yereldeki işleri belediyelere bırakılmıştı.  

Tasarıdaki maddelerle yerel yönetimlere geniş bir yetki ve sorumluluk alanı tanınmıştı. 

Ben size bugün bile   Yalova ‘da Sanayi, Ticaret , Turizm,Tarım Orman,Çevre ve Şehircilik  İl Md.lüklerinin yaptığı görevlerin yerel yönetimler, Meslek Odaları,Sivil Toplum Kuruluşları eliyle yapılmasının daha rasyonel ve doğru olacağını söylesem haksız mı olurum?

Kaldı ki bugün bu müdürlüklerin bazı görevleri bu saydığım kurumlarca yürütülüyor.

Eğer bu reformu O zamanki Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer veto etmeseydi, bugün bırakın belediyelerin salgın için yardım toplamasını, ekmek dağıtmasını yasaklamayı, salgınla ilgili sokağa çıkma yasağı dahil bütün tedbirler yerel yönetimler tarafından alınabilir, belediye onay vermeden Kanal İstanbul gibi projelere çivi dahi çakılamazdı. 

O günlerdeki pozisyonlar ise bugünün tam tersiydi.

CHP, Sezer, asker ve Kemalist medya yerel yönetimleri güçlendiren reformlara kuşkuyla bakıyor, bölücülük olarak görüp “üniter devlet” çizgisinde direniyordu.

O günlerde Başbakan Erdoğan ise Sezer’in vetosu için “Neler yaptıysak tutucuların direnmesine karşı yaptık. Merkezileşmeden gelen yapı nedense mahalli idarelere hep şüpheyle bakıyor” demiş, bu reformun PKK‘nın işine yaracağı eleştirilerine karşı “illegal örgütlerin işine yarar diye geri adım atamayız. Bugün yapmazsak yarın yapmak zorunda kalacağız” diyerek gerekirse referanduma gideceklerini söylemişti. 

Ama vetoları, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları izledi ve o günlerde henüz muktedir olamamış AK Parti iktidarı adem-i merkeziyetçi reformlardan geri adım atmak zorunda kaldı, kanunların bir kısmı ancak budanarak Meclis’ten geçirildi.

Nitekim Ak Parti ‘ nin Parti Programında  Bugün Halâ, Merkezi Yönetim- Yerel Yönetim Başlıkları Altında Güçlü Bir Adem-i Merkeziyetçi Anlayış Duruyor.

Bunda şaşılacak bir şey de yok.

Çünkü 1808’de II. Mahmud’un kabul etmek zorunda kaldığı adem-i merkeziyetçi Sened-i İttifak’tan başlatılırsa, 200 yıldır Türkiye siyasetinin en temel tartışmalarından biri merkez ve çevre arasındaki güç mücadelesi.

Cumhuriyet’in kurulmasından sonra Cumhuriyet Halk Fırkası ile Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası  ,ardından DP  ile CHP arasında bu fikir ayrılığı hep sürdü. 

Daha sonra Özal, yerel yönetimleri güçlendiren yasalar çıkardı, eyalet tartışmalarını başlattı. Refah Partisi, Fazilet Partisi bu çizgiyi sürdürdü.

Bu geleneğin devamı olan AK Parti de en başından itibaren Ankara’daki merkeziyetçi statükoya karşı, siyasette, kamu yönetiminde ve ekonomide adem-i merkeziyetçiliği, gücü dağıtmayı savundu. 

Moda Değişiyor

Kenarı,  köşesi vetolarla kesilse de kabul edilen reform kanunları ile girilen yoldan  ve  bu siyasi hattan, kayyım politikası ve 31 Mart’ta büyükşehirlerdeki seçim yenilgisinden sonra aniden karşı şeride geçildi.

Merkeziyetçilikte bu seviyeye kadar çıkan olmamıştı. Bugünlerde Ak Parti yıllarca eleştirdiği CHP nin tek parti zihniyetini hatırlatacak uygulamalara imza atıyor.

Yalova ‘da bile gördük ki;  İktidar partisi belediye başkan vekilliğine kimin seçileceğini merkezden Kayseri Milletvekilini göndererek seçim yaptırıyor, belediye başkan yardımcısını Ankara ‘dan gönderiyor.

Bundan evvel farklı mıydı ? Hayır onlar da aynısını İzmir’den getiriyorlardı CHP genel merkezinden” koordinatör milletvekilleri” onların da vardı. Artık her neyi koordine ediyorlarsa sonucu gördük.

( Yeri gelmişken Belediye’ deki hukuka sevk edilen olay için ,şunu da söylemek gerekir: Sayıştay veya başka devlet müfettişlerinin  görevi kanuna, usulüne  uygun olmayan işleri rapor etmektir.Bu kişiler polis müfettişi değildir .Nitekim Belediye Başkanı da olayı ilk olarak polise intikal ettirmiştir. Bu  yüzden  “ devletin müfettişi de yakalayamamış “ türü ifadeler ve  gerekçeler çok komik oluyor.)

O zaman da buradaki insanlar haklı olarak soruyorlar: bu partilerin  buradaki yöneticileri  müsamere mi yapıyorlar, burada adam mı kalmadı ha bire adam ithal ediyorsunuz?

Bu aynı zamanda Türkiye’deki geleneksel siyasi fay hatlarının nasıl değiştiğini de bir kere daha gösteriyor.

Demek ki yıllarca adem-i merkeziyetçilik bir siyasi tercih değil imkansızlık meselesiymiş, Ankara’yı kontrol edene merkeziyetçilik, toplum mühendisliği paket halinde bedava yükleniyormuş.

 Bu da şunu gösteriyor ki ; Her ne kadar politikacılar ,zaman zaman  hakim çevrelerin moda olarak adlandırdığı  söylemlere itibar etseler de devletimizin  de insanımızın  da stili aslında değişmiyor.

Hangi parti yönetimde olursa olsun “Bizim stilimiz budur.”

 

İletişim Bilgilerimiz

Cumhuriyet Caddesi Rüstempaşa Mahallesi Huzur Sokak Saka İşhanı Kat1 YALOVA

0226 812 11 75 - 0532 467 81 00

burhankazmali@hotmail.com

İletişim

Hakkımızda

Künye

Sizin İçin

REKLAM SERVİSİ

yalovacizgi.com Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı