M. Birol ÖZSÜMER
KAZ DAĞLARI..
7 Ağustos 2019 Çarşamba 08:57:04

 Tarih 23 Nisan 2008 , maden sahipleri, Maden Fuarı’nda bir toplantıda buluşuyor. Kürsüde, Çevre Bakanlığı Orman Genel Müdür Yardımcısı Kemal Kara var. Unvanına bakınca, ormanların önemiyle ilgili konuşması bekleniyor. Oysa tablo dehşet! Madencilere ince taktikler veriyor: “Şehirlerin, kasabaların arka görünümlerinde bu işi yapmak varken… Gelin bunu önde yapmayalım, o taraflarda yapalım. Medya gidiyor, anayolda devam ederken fotoğrafı çekiyor. Medyayı bir tepenin arkasına götürmek isteseniz gitmez.”

Kara, 2008 yılı biterken emekli oluyor. Ardından Orman Genel Müdürlüğü’nde üst düzey iki bürokratla beraber Büyük Anadolu Ormancılık şirketini kuruyor, ve enerji, maden, inşaat şirketlerinin ormanlık arazilerdeki faaliyetleri için hizmetler sunmaya başlıyor. Hizmet verdikleri arasında esas dikkat çeken isim ise şu sıralar gündemde olan Kaz Dağları’nı üç koldan kuşatmış  olan şirket  : Alamos Gold….

Yani çevreci bürokratımız, Hak yolunda hizmete devam ediyor…

Öte yandan Alamos Gold şirketinin CEO su :

“Türkler iki işi çok iyi yapıyor; hafriyat ve taş taşımak, bu işlerde çok tecrübeliler”

Bizi iyi tanıyor ….

Eh  Yalova‘  da bu  hafriyat, maden işleri  nasıl yürüyor  bizler de biliyoruz..

Bütün bunlar ülkenin ne kadar kaynağı varsa etrafına ürkütücü bir rant ağının örüldüğünü gösteriyor

Alamos Gold Kanada şirketinin Kaz Dağı'nda yaptığı yatırım, altın arama süreci bu cenneti yok edecek, buna kim, hangi dürtülerle, hangi çıkarlar karşılığında izin veriyor, teşvik veriyor, gerçekten anlamıyorum.

Ancak, sadece basın üzerinden edindiğim bilgiler bile, Kaz Dağı meselesinin sadece bir çevre meselesi olmadığı, işin arkasında başka meselelerin olduğu güçlü izlenimini veriyor. 

Alamos Gold şirketinin bu yatırımdan beklediği getirinin yaklaşık 4 milyar dolar olduğunu öğreniyoruz ve bu getirinin yüzde dördü de Türkiye Devletine verilecek; 4 milyar doların yüzde dördü yüz altmış milyon dolar ediyor.

İlk aklıma takılan soru bu para için dünya cenneti Kaz Dağı'nı mahvetmeye değer mi idi normal şartlarda?

AKP sözcüleri siyasi risk alıp bu yatırımı yapıyoruz da diyebilirler ama çok ikna edici değil doğrusu.

Mesele sadece bununla sınırlı değil; yine basın kaynaklarından Kanada şirketi Alamos Gold’un yatırım sürecinde 865 milyon TL teşvik alacağını öğreniyoruz.

Teşvik demek özünde vergi harcaması demektir ve bütçe üzerine etkisi üç aşağı beş yukarı vazgeçilen vergiye, başka mali mükellefiyetlere tekabül eden kamu harcaması kadardır. 

Teşvik tutarı olan 865 milyon TL yaklaşık 160 milyon dolara tekabül etmektedir (1$= 5.56 TL, 5 Ağustos 2019).

Tesadüfün böylesi, bu yatırımdan Türkiye’ye ödenecek para ile (yüzde dört) bu şirkete verilecek teşvik (vergi harcaması, vazgeçilen vergi) 160 milyar dolar düzeyinde eşitlenmektedir.

İşin daha da ilginç yanı teşvik tutarının (150-160 milyon dolar) toplam yatırım büyüklüğünün (yüz milyon dolar) dahi üzerinde olması; şirketin CEO’su son senelerde Türkiye’ye yüz milyon dolar yatırım yaptıklarını söylüyor. 

 

İtiraf ediyorum, ben bu işten bir şey anlamadım, anlayan varsa, Türkiye’nin bu çevre katili yatırımdan çıkarı nedir, lütfen bize anlatsın, teşvik yatırımı da sıfırlıyor, hatta eksiye geçiliyor.

Bakanlık, çıkacak altının Türkiye ekonomisine katkısının büyüklüğünden filan da söz ediyor.

Dünyanın en zengin altın madenlerine sahip Kırgızistan’da da altın, Kanadalı maden şirketleri tarafından çıkarılıyor.

Soralım bakalım, yılda 20 ton 24 ayar altın üretilen 6 milyon nüfuslu Kırgızistan, neden hâlâ “dünyanın en fakir 50 ülkesi” listesinde 33. sırada ve Yalova’ da sokakta, her yerde karşınıza çıkan Kırgızistanlı kadınlar buraya altın aramaya mı gelmişler?

Kanada şirketinin bu yatırımda kâr marjı çok yüksek, bu yüksek kâr marjı ile acaba karar vericilerin aklını çelmek için bazı işler mi gerçekleştirildi, hiçbir bürokrata, siyasetçiye bunu kondurmam, tevatür olduğunu temenni ederim ama birilerinin de bu yatırımdan bize gelecek para ile teşvik tutarının (vazgeçilen vergi) aşağı yukarı aynı olmasının tuhaf durumunu bize açıklamasını isterim doğrusu.

Başka yönden baktığımızda aklımıza şu sorular geliyor;

 Kaz Dağları hassasiyeti için geldiğini iddia eden çevreciler  2 yıldır ağaç kesilirken eylem yapmadı da kesim bittikten sonra eylem yapıyorlar, bugün eylem yapmanın ağaçlara  ne faydası var ?

​​Ayrıca  eylemlere öncülük yapan CHP’li  Merkez  Belediye’si neden itfaiye ruhsatı başta olmak üzere kendi yetkisindeki her konuda olumlu rapor/izin veriyor.  Hem maden çıksın hem eylem yapalım nasıl bir mantık?

​Çanakkale’de çoğu CHP üyesi iş adamlarınca 8 bölgede maden arama, 11 farklı bölgede kömür, 40’ın üzerinde ise mermer ocağı çalıştırılmakta olduğu söyleniyor. Yol, baraj, gölet, elektrik hattı gibi hemen hepsinde de benzer ağaç kesimi olmasına rağmen  bugüne kadar neden bir tepki gösterilmedi?

Bu işin içinde muhtemelen bizim fani aklımızın anlayamayacağı işler var.

 

 

 

 

 

 

İletişim Bilgilerimiz

Cumhuriyet Caddesi Rüstempaşa Mahallesi Huzur Sokak Saka İşhanı Kat1 YALOVA

0226 812 11 75 - 0532 467 81 00

burhankazmali@hotmail.com

İletişim

Hakkımızda

Künye

Sizin İçin

REKLAM SERVİSİ

yalovacizgi.com Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı