Niyazi Bektaş
SİYASETÇİNİN DİLİ “PİSLİK”” Mİ OLMALI..?
14 Mayıs 2018 Pazartesi 13:37:59

       SİYASETÇİNİN  DİLİ “PİSLİK”” Mİ  OLMALI..?

     Hayatlarında  her hangi  bir kitabın  arka sayfasını okumaktan uzak  olan bizlere  akıl satmaya çalışıyor.. Şaşıyorum.. Şaşırmamak elde  değil..

    Son yıllarda toplumsal  değerlerimizin yanı sıra kimliğimiz, kişiliğimiz ,kültürümüzde hatta inanç  değerlerimiz de  değişmiştir..  Bütün bu değerler  yozlaştırılmıştır…

    Fikir yok…

    Fikrin olmadığı  yerde  düşünce de  yok…

    Yargı yok..  Yargılamada yok..

    Bu durumda birisinden  aklı  kullanmayı  beklemek  hayal olur. Aklın kullanılması bilgiyle olur. Sağlıklı  düşünce ile olur…

    Ülkemizde   ve diğer ülkelerde  inanılmaz  olaylar yaşanıyor..

    Gözümüz var, görmüyoruz…

    Kulağımız  var, duymuyoruz..

    Beynimiz var  ,düşünmüyoruz..

    Aklımız var  ,sorgulamıyoruz..

    Adama soruyorum ve  diyorum ki  “”On altı  yıl boyunca  hayatınızda, ailenizde  ,yaşadığınız  şehirde, ülkemizde  sana  göre  değişen neler oldu?””  Bu soruyu  yeni  konuşmaya  başlayan bebeğe  sorsam kendine göre  akıllı  cevaplar  verir..  Gayet  basit  soru…Türkçe  bilmeyen  bir yabancı  gibi  yüzüme  bakıyor.. Ses  yok… Hemen kendini  kurtarma planına baş  vuruyor.. “Ben  siyasetten anlamam. Aslında  siyaset benim işim değil..  Bu  soruları  siyasette uğraşanlara sor..”” Ancak  aynı  adam ;””eğitim uzmanıdır. Ekonomisttir..  Edebiyatçıdır…İlahiyatçıdır. Dış  işleri  uzmanıdır.. Tarihçidir…vs…Kaderimiz bu, diyemeyiz..  Bana  ne diyemeyiz..  İnsanımız  bu…Anlatacağız…Yılmadan, usanmadan, bıkmadan, yorulmadan .. Başka çaremiz yok..  Kurtuluş  yolu tek.. Aklın  yolu da bir..

    Bireyselliği  bir kenara koymalıyız.. Kolektif  aklı  kullanmalıyız. Ortak  aklı kullanmaktan  başka çıkış yolumuz yok..  Ülke  birliğini   sağlamanın   yolu ortak    yanlarımızı öne çıkarmaktan  geçer.

   Toplumcu  bakış  anlayışımızı  yaygınlaştırmalıyız. Ben  değil, biz  olmalıyız..  “”BEN “”diyenlerden kurtulmanın başka kuralı kaidesi, çıkış noktası, çözüm  yolu yok..

   Bir  başka ifadeyle  milletinin  tümüyle  ittifak  yapmalıyız..

   İttifak kelimesinin  son günlerde  sıkça  duyar olduk. .O zaman  ittifak sözcüğünün  manasını kısaca yazalım…

   Gerçi  bu günlerde  “millet ittifakından” bahsetmek cesaret ister..

   Şayet millet ittifakı derseniz; her türlü suçlamaya, iftiraya, karalamaya hazır olmalısınız. Bunları göze alıyorsanız “”MİLET İTTİFAKI”” söz dizisini kullanabilirsiniz..  Ben Millet ittifakı diyorum. Size karışmam…Diliminde  temiz  arı bir dil olmasına da özen  gösteriyorum. Çünkü dile pislik bulaşmamalı..

   İttifak; Uluslar  arası  ilişkilerde türlü devlet ve ya  güçlerin ortak eylemde bulunmak için oluşturulan birliktir..

   Bu tanımdan yola çıkarak  siyaset alanında kurulan ittifak ise; ortak hedefe ulaşmak  için belirli  bir süre iş birliği  yapmaktır. İttifak  yapılan  taraflarla her konuda anlayış  beklemek yanlıştır. Farklı  düşüncelere sahip gurupların ve ya kişilerin asgari müştereklerde  anlaşma, bir arada olma kararlılığıdır..

   Bir kişi ya da grup ve ya  siyasi  parti ile  seçim ittifakı  yapmak demokratik bir harekettir. Özellikle  ülkemizde  ayrışmanın en üst  seviyede  hissedilir olması  hatta  farklı  düşüncelere  sahip insanların birbirlerine kinlendirilmesi, bununla da kalınmayarak toplumu iki  ayrı düşman kampına dönüştürülmesinin önlenmesi için ittifakların kurulmasında çok  büyük yarar var..

   Millet ile el ele verilerek kucaklaşmak  bana göre en önemli  ittifaktır. Bir  gerçeği  açıkça  yazmalıyım..Farklı  siyasi  partilerin varlığı  demokrasinin temel kuralıdır. Yönetim sistemi  demokrasi adını taşıyan her ülkede elbette birden fazla  siyasi parti olur.. Bu partiler hizmet etmekte yarışırlar. Ancak  ülkemizde  böyle  değil..

  Siyasi  Partilerin yöneticileri kendi hırs  ve çıkarları için ahlaki  olmayan  bir çok söz ve söylemlerle ülkemizde maalesef karşımıza  çıkıyor..  

     siyaset “”MEYAN SAVAŞI”” gibi yapılıyor. Siyasetin tarafları savaş söylemleri yüzünden medenice konuşma ve tartışmadan çok uzaklaşıyor..

    Siyaset  dili ülkemizde   ölümcül  zehir taşıyor. Sokakta söylenemeyecek  sözler ülkemizi yöneten ya da yönetmeye  aday olanlar tarafından pervasızca  kullanılıyor. Âdeta  küfür yarışı yapılıyor. İftira, yalan ,insanları karalama, aşağılama sanki  siyasi  literatürmüş  gibi kullanılıyor..

   Suçlular gizleniyor..  Suçsuz  ve masum olanlar her türlü  söz ve eylemlerle suçlanıyor. Siyasetçilerin  ağızları  “”hiç kimse kusura bakmasın” pislik kokuyor..

   Elinde  güç olanlar, bu gücü  rakiplerini  yok etmek için kullanmaktan geri  durmuyorlar..

   Siyaset pislik değildir..

   Siyaset ;kepazelik değildir..

   Siyaset; düşmanlık  değildir..

   Siyaset; hakaret etmek değildir..

   Siyaset; küfür etmek, aşağılamak  değildir..

  Siyaset; haksızlık  yapmak değildir..

  Siyaset; yalan  söylemek değildir..

  Siyaset; vurmak,  kırmak, yok  etmek  değildir..

  Siyaset; kalleşlik ,kahpelik değildir..

  SİYASET HAK’KIN İZNİYLE ,HALKA HİZMET ETME YARIŞI OLMALIDIR..

  BU ANLAYIŞLA YOL YÜRÜYENLERLE SELAM OLSUN..

  DİLİ  TATLI  ,YÜREĞİ  TEMİZ,KALBİ SEVGİ VE HÖŞ GÖRÜ İE BEZENMİŞ ,ÖZELLİKLE  İNSANA HİZMET ETMEYİ İBADET  KABUL EDENLERİN SİYASETTE  SÖZ SAHİBİ OLMASINI   BEKLİYORUM..UMARIM    HAYAL KIRIKLIĞI YAŞAMAM..

İletişim Bilgilerimiz

Cumhuriyet Caddesi Rüstempaşa Mahallesi Huzur Sokak Saka İşhanı Kat1 YALOVA

0226 812 11 75 - 0532 467 81 00

[email protected]

İletişim

Hakkımızda

Künye

Sizin İçin

REKLAM SERVİSİ

yalovacizgi.com Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı