M. Birol ÖZSÜMER
ÜNİVERSİTE VE LOGO
12 Mart 2018 Pazartesi 16:02:11

ÜNİVERSİTE VE LOGO

Artık yapacak işimiz kalmadığından , ve her ne şekilde olursa olsun mahalli gazetelerin manşetlerinde yer almak bazılarına inanılmaz bir haz verdiğinden olsa gerek anlamsız bir tartışma uzadıkça uzuyor.

Yalova Üniversitesinin logosu….Logonun tarifini yapacak kadar resim ve plastik sanatlarla ilgili bilgi sahibi değilim.Ancak şunu biliyorum : logo dediğimiz sade,her tarz kullanıma uygun bir sanatsal bir sembol,bir figür.

İlle de ait olduğu kurumun coğrafi özelliklerini veya hatırasını  barındıracak diye bir kural yok ,öyle olsaydı Boğaziçi Üniversitesinin logosu Boğaz manzarası veya Boğaziçi Köprüsü, Ortadoğu Üniversitesi’nin ise Ortadoğu haritası şeklinde olması gerekirdi.

 

Fakat  aklı başında bildiğimiz birtakım kişiler, ki bunların hiçbirisinin sanatsal bir eğitimi, faaliyeti ve birikimi olmadığını da biliyorum, aylardır ahkam kesiyorlar. Bu konuda üniversite kurumu adına karar verecek Rektör de adeta bu anlamsız tartışmaya çanak tutarcasına populist bir tavır takınıyor. Kendisine de hak vermek mümkün  çünkü  üniversitelerin ne kadar iktidar baskısı altında oluğu da malumunuz.

Türkiye'de "Tek Parti" den günümüze ulaşan yönetimler, "eğitim sisteminin en üst halkası" olarak yaklaştıkları "üniversite"ye yönelik "değişim" programları hazırlamışlardır. Bunlar ise "üniversite ve öğretim üyesi sayısını artırma," "siyasetin kontrolünü tahkim" ve "akademik personelin atanma, ünvân ve özlük hakları" üzerine yoğunlaşmıştır. Bu yaklaşım konunun özünün ele alınmasını önlemektedir.  Gündemimizde bunun ötesine geçen bir "üniversite" tartışması yoktur. Üniversite toplumumuzda eğitimin lise sonrasındaki halkası ve "memur yetiştiren," "meslek kazandıran" kurum olarak kavramsallaştırılmaktadır.

Çok yazık ki bunlara ilave olarak  Yalova ‘da da görüldüğü gibi yörenin ekonomik hayatına katkı sağlaması beklentisi üniversitenin yukarıda belirttiğimiz hedeflerinin de önüne geçmiştir.

 Aslında "üniversite"nin şehirleşmenin ilerlediği, zenginleşen kültürel merkezlerde "bilgi"ye yönelik talep artışının ürünü, kurallarını belirleme alanında özerk, kararların öğrenci ve hocalar tarafından alındığı, kurumsal kişiliğe sahip ve karakterli bir kurum olması gerekirken ne yazık ki artık “meslek yüksek okulu kapasitesi” bile  tartışılabilecek  Yüksek Lise  durumuna evrilmiştir.

Yaşamakta olduğumuz bir örnek:

Yalova’da ikamet eden ortadoğu milletlerine mensup savaşı ve göçü yaşamış ülkesinde sıkıntılı durumlara maruz kalmış sayıları binlerle ifade edilen büyük bir topluluk yaşamaktadır. Tarihi bir sürecin en yakın tanıkları olan bu topluluğun içinde akademisyeninden üst rütbeli askerine, bürokratına, işadamına kadar her meslek grubundan birçok kişi vardır.

Peki Üniversitemiz bu araştırma yapmaya hazır adeta doğal bir laboratuar ortamında  herhangi bir faaliyette bulunmuş mudur? Yarınki nesillere aktarılabilecek ve tecrübe edinebileceğimiz bir çalışma ortaya konulmuş mudur?

Yerel yöneticiler hangi sorun hakkında üniversiteden bir araştırma talebinde bulunmuştur?

Üniversitenin durumu hakkında ahkâm kesen herkes önce “ niye hala binalar bitirilmedi?” ve “logosu ne olacak” sorularından başka bir soru soruyorlar mı?

Kuruluşundan bu yana tercih durumunda kaçıncı sıraya ilerlemiştir, eğitim kalitesi hangi yöne gidiyor, mezunlarının iş bulma oranı ne durumda, şehrin sosyal hayatına ne yönde katkı sağlıyor gibi sorular bugün için anlamsız sorulardır.

Nuh peygambere cep telefonu kullandıran, insansız hava aracı ile Nuh peygamberin oğlunu denizden alıp Nuh’un gemisine bindiren  üniversite öğretim elemanlarının olduğu günümüz Türkiye’sinde eğitim kalitesinin ne yönde ilerlediği hepimiz tarafından bilinmektedir.

Bunlar bizim yaşadıklarımız sanmayın ki diğer şehirler çok farklı aynı bozulma oralarda da var.

  Bütün bunların önlenmesi  için, üniversitenin yeniden "tanımlanması," "hedeflerinin" farklılaştırılması, "nitelik"in "nicelik"in önüne geçirilmesi ve "özerkliğin güçlendirilmesi" gereklidir. Türkiye'de yaratılan "gelenek" ağırlıklı biçimde "memur yetiştirme" ve "devlete hizmet" merkezli olmuştur. İlerleyen yıllarda bunlara, özel sektör genişlemesi ile hızlı nüfûs artışının doğurduğu, "iş piyasasına hazırlama" hedefi de eklenmiştir. Köklü Batı kurumlarını örnek alan vakıf üniversitelerinin kuruluşu farklılaşma yaratmış, ama bunların çoğunluğu da "işe hazırlama" genel eğilimine uymuştur.    Dolayısıyla önümüzdeki mesele yeni bir tanım yapılması ve hedeflerin belirlenmesidir. Az sayıda vakıf üniversitesi bunu gerçekleştirmiştir. Ancak üniversiteleri kontrol eden siyaset ve bürokratik kurumların da önceliği "sayı artırma," "akademik yükselme koşulları," "ünvânlar" “logo” benzeri konulardan "tanım" ve "hedef belirleme"ye kaydırması ve devlet kontrolünü sınırlandırması gerekmektedir.

Gerçek bir dönüşümün gerçekleştirilebilmesi her şeyden önce "üniversite"nin işlevinin sadece "memur yetiştirme" ve "meslek kazandırma", “ yöreye ekonomik katkı sağlama “olmadığının kabûlünü gerekli kılmaktadır.

İletişim Bilgilerimiz

Cumhuriyet Caddesi Rüstempaşa Mahallesi Huzur Sokak Saka İşhanı Kat1 YALOVA

0226 812 11 75 - 0532 467 81 00

[email protected]

İletişim

Hakkımızda

Künye

Sizin İçin

REKLAM SERVİSİ

yalovacizgi.com Tüm hakları saklıdır, Sitemizin tasarımı ve içeriği T.C. yasalarınca tescil ile korunmaktadır

Copyrights 2013 @ Türkiyemix Şehir Portalı